Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru - Sağduyu ve Özgürleşme  Üzerine Bir Deneme
Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru - Sağduyu ve Özgürleşme Üzerine Bir Deneme

Zygmunt Bauman

Ortalama Puan
0.0/5
0 yorum

Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru - Sağduyu ve Özgürleşme Üzerine Bir Deneme

Zygmunt Bauman

Kitap Bilgileri
Yayınevi: Phoenix
Sayfa Sayısı: 216
Dil: Türkçe
Hamur Tipi: 2. Hamur
Teknik Bilgiler
İlk Baskı Yılı: 2024
Baskı Sayısı: 1. Basım
Ebat: 13,5 x 21
ISBN: Belirtilmemiş

Kitap Hakkında

Gerçekten de özgürleştirici akıl kendi iddialarını meşrulaştırmak için sağduyunun ötesine geçmeli ve sağduyunun kendi doğruluğundan emin olmasını sağlayan gündelik varoluşu –mantıkdışı bir şekilde değil– soğukkanlılıkla sorgulamalıdır. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin insanlara hâlihazırda sunduğu bilgiyi sadece yeniden dile getirmeye çalışan – tutsaklığın bilimi ya da onun eleştirisi gibi– diğer teorilerle basitçe rekabet etmez. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin sunduğu bu bilginin geçerliliğini hiç tereddüt etmeden reddeder; bu bilgiyi inandırıcı olmayan, kısmî, tarihsel açıdan sınırlı bir bilgi olarak, kötürümleştirilmiş, sakatlanmış, köreltilmiş bir varoluşun yansıması olarak tasvir eder. O sağduyu ile değil, aksine sağduyunun temelini oluşturan –sosyal gerçeklik olarak adlandırılan– pratik *deneyim+ ile mücadele eder…. Sağduyu insanlardan özgürleştirici aklın kabul etmekte zorlandığı *toplumun+ ‘doğa yasaları’na inanmalarını istediğinde, bunun karşısında özgürleştirici akıl kendini sağduyusal olgu ve kanıt toplama yöntemini ve sağduyusal akıl yürütme mantığını yeniden gözden geçirmekle sınırlamaz. Özgürleştirici akıl, kaçınılmaz olarak, bu türden olguları ve kanıtları sağlayan ve sağduyusal akıl yürütmeyi teşvik eden ‘deneyimi’ hedef alır. O sözde ‘*toplumsal+ doğa’nın ‘doğallığını’ sorgular… Özetlemek gerekirse, özgürleştirici akıl sağduyu ile üç önemli cephede çatışır: (i) sağduyunun insanın doğası –ya da toplumsal doğa– olduğunu iddia ettiği şeyin ‘doğal olmadığını’ göstermeye çalışır; (ii) sağduyunun alternatif gerçeklikleri reddettiğini ortaya koyar ve onu mahkûm eder ve (iii) sağduyunun –insanın tarihsel çıkmazını sürdürerek– salt araçsal terimlerle ifade edilebilecek türde çok sayıda mini probleme dönüştürüp bölük pörçük hâle getirdiği varoluşsal meselelerin meşruiyetini yeniden tesis etmeye çalışır. Özgürleştirici akıl, bu üç konudaki görüş ayrılığından dolayı, Durksonscu sosyolojide yapılanın aksine, sağduyuyu –doğru veya yanlış bir şekilde– düzeltmekle ve sağduyuyla ilgili teorik olarak daha sofistike bir analiz geliştirmeye çalışmakla yetinemez…   (Tanıtım Bülteninden)  

Henüz yorum yok!

Bu kitap için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yaparak diğer okurlara yardımcı olun.

Henüz alıntı yok!

Bu kitaptan henüz alıntı yapılmamış. İlk alıntıyı siz yaparak kitabın güzel sözlerini paylaşın.